KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ (KKKA)

 Son zamanlarda basınımızda sıkça yer alan  ve ülkemizde ilk defa 2002 yılında Tokat bölgesinde tespit edilen Kırım Kongo Kanamalı ateşi, hayvanlardan insanlara keneler ile bulaşan viral bir enfeksiyondur. Günümüzde yeryüzünde yaklaşık 850 kene türü bilinmektedir. Hyalomma soyuna ait keneler en etkin ve yaygın olmakla birlikte, 30 kene türünün KKKA virüsünü bulaştırabileceği bildirilmektedir. Virüs sığır, koyun, keçi, yabani tavşan ve tilki gibi hayvanlarda tespit edilmiştir. Güneydoğu Avrupa ile Güney Afrika arasında göç eden göçmen kuşlar üzerinde bulunabildiği gösterilmiştir. Hastalık mevsimsel özellik göstermektedir. Genel olarak kenelerin aktif olduğu haziran-eylül arası görülmesine rağmen, değişik aylarda da görülebilir. Virüs insanlarda hastalığa ve kısa süre içersinde herhangi bir tedavi yoluna gidilmediği takdirde ölümlere sebep olmaktadır. İnsanlar virüsü ya enfekte kenelerin ısırması ile ya da viremik hayvanların kesilmesi sırasında hayvana ait kan ve dokulara temas ile almaktadır.

Virüs hayvanlarda belirgin hastalık yapmamaktadır,

Virüs kenelerin konakladığı hayvanlara bulaşmasına karşılık bu hayvanlarda hastalık belirtisine neden olmamaktadır. Bazen hafif ateş görülmesi dışında genelde hastalığı gizli olarak geçirmekte ve hastalık belirtisi görülmemektedir. Buna karşılık hastalığın yayılmasında aracı rol oynamaktadırlar.

Keneleri doğal hayattan yok etmek mümkün değildir,

Hastalığın bulaşmasına neden olan keneleri doğal hayattan yok etmek mümkün değildir. Ancak çiftlik hayvanlarında düzenli ilaçlama ile biyolojik üreme zinciri kırılmak suretiyle kabul edilebilir düzeyde azaltılabilir. Keneler KKKA hastalığının yayılması yanında hayvanlarda birçok viral, bakteriyel ve kan parazitlerinden ileri gelen hastalığın oluşmasına da neden olmaktadırlar. Bu nedenle çiftlik hayvanlarında düzenli ve sürekli mücadele gereklidir.

 Kene ısırığında ne yapılmalıdır?

Yapışan keneler kesinlikle öldürülmeden, ezilmeden/patlatılmadan ve kenenin ağız kısmı koparılmadan, bir pensle doğrudan düz olarak, döndürmeden yavaşça çekilip alınmalıdır. Isırılan yer bol sabunlu suyla yıkanıp, alkolle temizlenmelidir.

Çıplak elle keneye temas edilmemeli eğer elle tutulacaksa eldiven giyilmeli veya naylon bir poşet yardımı ile keneler toplanmalıdır.

Vücuttaki kenelerin üzerine herhangi bir kimyasal madde (alkol, kolonya, gazyağı v.b) dökülmemeli, sigara veya ateş kullanarak keneler uzaklaştırılmamalıdır. Çünkü bu maddeler kenenin kusmasına sebebiyet vereceğinden hastalık bulaştırma riskini artırmaktadır.

Açık alanların ilaçlanması doğru değildir,

Hastalık nedeni ile açık alanların ve meraların ilaçlanması doğru değildir. Bu şekilde bir ilaçlamanın keneler ile mücadelede etkisi çok sınırlı olmasına karşılık önemli düzeyde çevre kirliliğine, doğal dengenin bozulmasına ve zehirlenmelere neden olunmaktadır. İlaçlama yalnızca sınırlı şekilde hayvan barınaklarında söz konusu olabilir. Çiftlik hayvanlarında yapılan ilaçlamalarda da et ve süte geçmeyen ilaçların kullanılmasına özen gösterilmelidir.

Halkımız panik yapmadan bilinçli hareket etmek zorundadır,

Keneler yok edilemeyeceğine göre halkımız hastalıkla ilgili basit korunma tedbirlerini bilerek almak ve hayatını sürdürmek zorundadır. Keneler kırsal kesimdeki insanların çok yakından bildiği canlılardır. Yeni bir tür değildir. Farklı olan sadece var olan kenelerin hastalığın virüsü ile bulaşmış olmalarıdır.

Tedbirler basit ancak hassasiyetle uyulması gerekir,

 Hastalıktan korunmak için alınacak tedbirler basittir ancak hassasiyetle uyulması gerekir. Bu anlamda;

1-Kenelerden uzak durulmalıdır.

2-Keneler bulunduğu alanlara girildiği zaman vücut belli aralılarla kene yönünden kontrol edilmeli, vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde kene ezilmeden ve ağız kısmı koparılmadan cımbızla alınmalıdır. Kenelerin çıkarılması için eter, kloroform ve alkol yada gaz gibi herhangi bir madde kullanılmamalıdır.

3-Kene yapışmasından sonra kenenin virüsü bulaştırması için belirli bir zamanın geçirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle arazi dönüşünde vücutta kene kontrolü yaparak yapışan bir kene varsa gün geçirilmeden uzaklaştırılması en önemli tedbirdir.

4- Kene bir hayvanda yapışmış iken insana veya başka bir hayvana atlamaz. Biyolojik evreleri gereği araziden canlıya tutunur ve yapışır.

5-Kenelerin bulunduğu alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir. Bu alanlara av yada görev gereği gidenler lastik çizme giymeli yada pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları, korunma açısından gereklidir.

6-Kene ısırdığı zaman vakit geçirmeden bir sağlık kuruluşuna baş vurulmalıdır.

7-Hayvan sahipleri hayvanlarını kenelere karşı uygun akarisitlerle ilaçlamalı, hayvan barınakları kenelerin yaşamasına imkan vermeyecek şekilde yapılmalı, çatlaklar ve yarıklar tamir edilerek badana yapılmalıdır. Kene bulunan hayvan barınakları da uygun akarisitlerle usulüne göre ilaçlanmalıdır. Hayvancılıkla uğraşanlar hayvanlarını nisan ve eylül ayları arasında iki ay aralıkla kenelere karşı uygun ilaçlarla ilaçlamalıdır. Sadece evcil hayvanlarda kene mücadelesi yapılması da yeterli değildir. Çünkü keneler aynı zamanda evcil olmayan doğada yaşayan hayvanlarda da bulunmakta ve bu hayvanlarda virüsü taşımaktadır. Ayrıca keneler meralarda otlaklarda ve ormanlık alanlarda yaşadıkları için buraların ilaçlanması mümkün olmadığı gibi çevreye vereceği zararlı etkilerde göz önüne alınmalıdır.

8-Diğer önemli hususlardan birisi de piknik amaçlı olarak su kenarları ve otlak şeklindeki yerlerde bulunanlar döndüklerinde, mutlaka üzerlerini kene bakımından kontrol etmeli ve kene varsa usulüne uygun olarak vücuttan uzaklaştırmalıdır. Çalı, çırpı ve gür ot bulunan yerlerden uzak durulmalı, bu gibi yerlere çıplak ayakla veya kısa giysilerle girilmemelidir.

 

 

ANASAYFA